7 ayda, 7 ülke, 7000+ km gezdiğim Asya Bisiklet Tur’unda bana onlarca soru geldi. “Yokuşları çıkarken zorlanmıyor musun?” dan tutunda “günde ne kadar para harcadığıma” kadar merak edip öğrenmek isteyenler oldu. Çünkü yapmak istedikleri uzun soluklu bir bisiklet turunda nelerle karşılaşabileceklerini bilmek istiyorlardı. Ama kimse şu soruyu sormadı.

Tur bittikten sonra ne olacak?

Aslında bu soruyu turun ortalarında kendime çok kere sordum. Özellikle Tacikistan‘ın müthiş dağlık manzaralarında ve Kırgızistan‘ın mükemmel ötesi Narin Nehri boyunca çok sordum.

Şimdi en başa döneyim ve süreci hızlıca özetleyeyim. Aslında 2019 yılının başında tüm iş hayatımdan vazgeçerek 1 yıl kadar sürecek bir sırt çantalı gezi düşüncem vardı. Başlangıç noktasını da Filipinler olarak belirlemiştim. Ne var ki yanıma çok eşya almak istemiyor ve her şeyi de mümkün olduğu ölçüde ucuza getirmek istiyordum. Yanıma alacaklarım gitgide artmaya başlayınca sırt çantalı tarzından vazgeçerek hep aklımın bir köşesinde olan bisiklet turu gezimi yapmaya karar verdim. Doğuya doğru gidecektim ama tam olarak en son nereye gideceğimi, nerede bitireceğimi bilmiyordum. Haritaya baktım ve Çin sınırına yakın olan Kazakistan Almatı’ya gitmeye karar verdim.

Almatı‘nın benim için şöyle bir durumu daha vardı. Geçmiş senelerde Filipinler‘e gitmek için uçak bileti araştırdığım zamanlar aktarma olarak hep önüme Almatı çıkıyordu. İstanbul’dan Almatı’ya oradan da Filipinler‘e gidiliyordu. Almatı‘yı merak etmiştim. Ve bende bisikletle en son Almatı’ya gitmeye karar verdim. 1 Nisan’da Kadıköy, İstanbul’dan yola çıktım. 7 ayın sonunda da Almatı’ya vardım. Almatı’ya varmamla bu rotadaki turum da bitmiş oldu; hem de İstanbul‘a dönmem gerekti.

1 Nisan’da hem Almatı’ya kadar hem de Almatı sonrası için bir rota çizmiştim; bu rotayı bir kaç kere revize ettim. Çünkü yolda bazı değişiklikler oluyordu. Azerbaycan’dayken Almatı sonrasında Tayland‘a gitme düşüncem oldu. Oradan da Nisan 2020’de Japonya’da olmayı planladım.

Ne oldu peki?

3 Kasım‘da Türkiye‘ye döndükten sonra ülkeye alışma sürecim oldu. İnanın ilk 3 hafta evde tulumun içerisinde yattım. Alışmak gerçekten zor oldu. Aralık ayının bir kısmında memleketim Balıkesir’de kaldım. Bu 2 aylık dönemde bir karar vermem gerekiyordu. Ya kaldığım yerden devam edecektim ya da 1 Ocak’ta eski hayatıma geri dönecektim. 2 ay boyunca, 2 seçeneği de değerlendirdim.

Devam etmek istiyordum, çünkü daha yeni başlamış gibiydim. Yeni bir rota planı üzerinde çalıştım. Bu sefer Vietnam’dan başlayacak sonrasında Kamboçya, Laos, Tayland, Malezya, Singapur ve Endonezya’da sonlandıracaktım. Sanırım bu gezi 1 yıl kadar sürecekti.

Eski hayatıma dönmeliydim; yani işe tekrar başlamalıydım çünkü kaynaklar tükeniyordu. Bir sponsorum yoktu. Bu iki seçimin arasında çok gidip geldim. Ve gerçekten zor bir karar vererek 1 Ocak’ta tekrar çalışmaya başladım. 2 ay bitti. Yani tekrar sabah 8 akşam 5 hayatına geri dönmüş oldum.

Peki ya bundan sonra ne olacak?

Şimdilik küçük bir hayalim daha var. Bisikletimle memleketime köyüme gitmek. Sonrasında neler olur şimdiden bir şey söylemek zor. Ama diyeceğim şu ki hayallerinizden vazgeçmeyin. Benim bir hayalim vardı ve yapmak istediğim kadarını yaptım. Bundan sonra sanırım kısa bisiklet turları ve koşu sporuna geri döneceğim. Ama kendimi bir anda Güney Asya‘da bir ülkede de bulabilirim. 🙂

Yokuşları çıkarken yorulmuyor musun? sorusuna hep “yoruluyorum ama eninde sonunda bitiyor, hiç bir şey sonsuza kadar devam etmiyor” cevabını veriyordum. Ve bir kez daha anladım ki hiçbir şey sonsuza kadar devam etmiyor.

Everything has a beginning has an end. / Başlangıcı olan her şeyin bir de sonu vardır.

Matrix Revelotions, The Oracle